8. BOYUT MELEKUT ALEMLERİ  HAKKINDA BİLGİ

Sevgili dostlar,

 

Bugün size daha önce tam olarak tasvirinin anlatılmadığı, ancak çoğu kimsenin bu alemi arzu ettiğini belirterek, sizlere fiziksel yaşamın sonlandığı, sonsuz yaşamın nasıl olabileceğinin kanıtı olan ilk basamak Melekut aleminin temel taşından bahsedeceğim. Daha önceki bahsettiğim 7. boyut tam olarak bu tanımlara uymasa da elbette emarelerini yansıtıyordu. Şunu da belirteyim ki, emare yansıma iken onun tamamını karşılamaz. O sebeple 8. boyut, fiziksel yaşantımızın hiçbir karşılığı olmayan, ancak bazı tezahürlerini gördüğümüz ya da düşüncesel olarak yansımaları ile karşılaştığımız boyuttur.

 

Daha önce enerjilerden bahsetmiştik. Lakin enerji saflığı da değişiklik gösterir. Yani her enerji aynı olmadığı gibi, tezahürü de katman katmandır. Bu da yüce yaratıcının tezahür yasasının, ilkel düşüncelerimizin ötesinde olduğunun delaletidir.

 

Şöyle açıklayabiliriz; biz Hak ile bir olanların her biri bir yansımadır. Yansımanın kendi içinde farklı olamayacağı gibi, çokluk alemine yayılırken farklı frekans, renk ve koku gibi şekilsel değişiklikler oluşturur. Enerjinin çeşidine göre değişir. Her enerji, farklı bir bilgi kanalının tezahürüdür. Hak'tan gelen her bilgi, farklı enerji akışı, yani frekansı ile çözümlenerek ortaya çıkar. Bilginin katına (yani türüne) ve bilginin niceliğine göre akımı farklı olduğundan, rengi de titreşimi de sistematik olarak değişir.

 

8. boyut, o enerjinin titreştiği frekansın uyumuna sahip olduğu boyuttur. Aynı kümeye ait varlık ve enerjiler bir arada, farklı enerji titreşimine sahip olanlar da farklı boyut sisteminde yaşamlarına devam etmektedirler.

 

Cennetin tasvirinde, hayali bir alem, yani isteklerinizin ölçüsünde bir yaşamdan bahsedilir. İşte bunun nasıl mümkün olacağını bu boyutta bahsedebiliriz. Varlık, hazine sistemi içinde birçok bilgi ve değer barındırır. Bu varsayım havuzu içinde birçok olasılığa nail olur. İçindeki her bir birikimi, içindeki cennetine yansıtır. Cennet kavramını anlatırken elbette, farklı nesil ve tarihin yaşam koşullarına göre değişen algıyla başka alana taşınmaktadır. Hepimizin içindeki iyi ve güzelin tanımı farklı aksedebilir.

 

Kimisi doğanın içinde gezmeyi severken, kimi teknolojinin elverdiği ölçüde farklı bilgiler edinmenin onları mutlu ettiğini söyler. O zaman her insanın yaratımındaki cennet, ona huzur verdiği yerdir. Cehennemi de aynı ölçüde, ona huzursuzluk veren, acı yaşatan olarak iç dünyasında oluşmaktadır.

 

Enerjinin hakim olduğu alanlarda, kişi saflık derecesine göre boyutun oluşumunda yer alır. Oluşuma hizmet bilinci arttıkça, o ölçüde enerji saflığı artmakta, bu da daha üst boyuta taşımaktadır. 8. boyuta renk cümbüşü diyebiliriz. Her bir enerji grubu ya da varlığın renk tonu bile farklıdır. Gözlerimizle algılayamayacağımız, fakat her birinin farklı desen ile titreştiği frekanslar alemi. Frekanslar içinde duygu ve bilgi gibi birçok veriyi bir arada bulundurabilirler. Nasıl kimliğimiz bize özel detaylar barındırıyorsa; ses, mimik, hatta kişiye özel parmak ve dil izleri gibi, o boyutların da kimliği frekansıdır. Frekans ile tanımlanır ve bu ölçü nispetince varlığında hüküm sürer.

 

Boyutun frekans enerjisine uyumlandığınızda, yeni bilgi akışı aktarılmaya başlanır. Ruhun doygunluk seviyesi yükseldikçe, belli bir görev bilincine vakıf olunmaya başlanmaktadır. Artık gayesiz ya da bencil yaşam inancına sahip kimsenin buraya varamayacağını anlamış bulunmaktasınız.

 

Bu alanlarda "melek" dediğimiz, lakin sadece melek olarak değil, enerjisel izdüşüm olarak bahsetmeyi daha uygun görüyorum. Yaratıcının tezahürünün enerji olarak yansıtılan alanıdır. Enerji alanının en saf ve üst temsilcisine ulaşıldığında, nurani ışıkla karşılaşıyor oluruz. Nur, tezahürünün en üst noktasıdır. O sebeple her enerjiye nurani demek sakıncalı ve hatalıdır.

 

Enerjinin çıkış kaynağına yaklaştıkça yoğunluk azalır. En üst noktaya geldiğinde, frekanslar öyle uyumlu hale gelir ve rezonansa girer ki, bir bütünü oluşturur. En saf, yani arı hale gelindiğinde, bütünlük vuku bulmaya başlar. Tek bilince giden uyumlanma süreci de kısaca bu şekilde devam eder.

 

Sevgi ve saygı ile sizleri selamlıyorum.

 

Üstad Hüseyin Çetin